Günümüzde Şeriat denilinince akla direk kafa kesmek , kol kesmek geliyor .Çünkü gündelik hayatımızda okulda evde işte televizyon programlarında sürekli şeriatı kötüleme,karalama olduğu için bizim bu pencereden bakmamız sağlanıyor .

Peki gerçekten şeriat onların anlattığı gibi mi?
Meseleye nasıl bakmamız lazım,şeriat nedir ?
Müslüman şeriatçı olmak zorunda mıdır ?
Gibi konulara ele alıp bu konuya bir açıklık getirelim öncelikle günümüz de ki İki tip insanı tanıyalım :

1-)Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz.Salih Mirzabeyoğlu’nun dediği gibi :
“Müslimanım ama , şeriatçı değilim !” Diyor ; “güneşe evet ışığına hayır !” Der gibi … (1)

2-)Şeriatı hararetle savunuyor. Ama namaz , yok oruç yok , İslâm’ın ceza hükümlerinin tatbiki için gösterdiği heyecanın yüzde birini, ibadet hayatında göstermediğine şahit oluyorsunuz.

Bu da ayrı bir husus asıl meselemize geçelim müslüman şeriatçı olmak zorunda mı ?
İlk önce şeriat nedir ona bakalım .

Önce, Şemseddin Sami Efendinin, dilimizin en esaslı lugati olarak bilinen “Kamus”una bakalım:

Şeriat, “evamir ve nevahi-yi İlahiyye ve âyet ve hadis ve icma-ı ümmet esasları üzerine müesses kanun-u İlahi” diye tarif ediliyor.

Tarifte iki unsur dikkat çekiyor. Biri, şeriatın “İlahi emirler ve yasaklar” oluşu. Diğeri, bu İlahi kanunların “âyet, hadis ve icma” denilen temeller üzerine kurulu bulunduğu. (2)

Ömer Nasuhi Bilmen ise, “Hukuk-u İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu” adlı mükemmel eserinde bu ıstılahı ayrıntılı biçimde şöyle açıklıyor:

“Şeriat, din lisanında, Cenab-ı Hakk’ın, kulları için vazetmiş olduğu dini, dünyevi ahkamının heyet-i mecmuasıdır. Bu itibarla şeriat, din ile müradif olup, hem ahkam-ı asliye denilen itikadiyatı, hem ahkam-ı fer’iye-i ameliye denilen ibadet, ahlak ve muamelatı ihtiva eder.”

“Şeriat, umumi manasına nazaran bir peygamber-i zişan tarafından tebliğ edilmiş kanun-u İlahi demektir. Ahkam-ı şer’iye denilince, bundan kanun-u İlahi hükümleri manasını anlamak lazımdır. Ve bununla asıl Kur’an’a, Hadise, İcmaa sarahaten müstenid olan hükümler kastedilmiş olur.”
Bu ayrıntılı tarifte şu temel noktalar ustalıkla sıralanmış:

1. Şeriatı, kulları için Allah koymuştur.
2. Şeriat, dini ve dünyevi hükümlerin tamamıdır.
3. Şeriat, “din” kelimesiyle eşanlamlıdır.
4. Şeriat kavramının içinde, imani hükümlerin yanında ahlaka, ibadete ve günlük hayattaki işlere dair hükümlerin hepsi vardır.
5. Genel anlamda, her peygamberin getirdiği İlahi kanunlara da şeriat denilir.
6. Şeriat kelimesiyle, açıkça Kur’an’a, Hadise ve İcmaa dayanan hükümler kastedilmiş olur. (3)

Şunu söylesek yanlış olmaz şeriat demek Kur’an demektir bu hususta baktığımız zaman şeriatı reddetmek,kabul etmemek ,Kur’anıkabul etmemekle aynı anlama geliyor bilgisizlikten dolayı yapılan bu hatalar bizi dinden çıkarmaya götürebilir. Şeriat Allah’ın koyduğu kanundur ve Müslüman şeriatçı olmak zorundadır!

Kaynaklar :
1-)İstikbâl islamındır (salih Mirzabeyoğlu)
2-3-)Sorularla islamiyet

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>