Sen niçin varsın? Neden yaşıyorsun? Bir amacın var mı? En çok ne olsun istersin? Yeterince büyük düşünüyor musun?

İlk önce seni ele alalım, çünkü her şeyin ötesinde önemli olan sensin. İşin okulun, annen, baban, çocukların, malın, yarın olmasını umut ettiğinin, bugün üzülerek kaybettiğin her ne ise… Hepsinin üstünde önemli bir şey hatırlatacağım sana.

 

Yaratılış Sırrın!

Rabbimizin gözünde çok ehemmiyetli olan bizler neden dünyadayız? Rabbimiz bizden ne istiyor, bizi niçin bu tecrübe meydanında tutuyor hiç düşündük mü?

Şöyle dünyada olma amacımıza bakarsak, herkesin ayrı bir yaşam mücadelesi, farklı bir davası, farklı gayeleri var. Bulunduğumuz bütün koşullarda imtihan halindeyiz. Evet doğru Rabbimiz bizi imtihan etmek için bu dünyada tutuyor, kendisi sonucunu bildiği halde.

Peki bu imtihan nedir, Allah benden ne istiyor?  “Ben yıllardır imtihan görmedim, geçmişteki insanların yaşadıkları acıları yaşamadım, işkenceler görmedim çok rahat yaşıyorum; Hani benim imtihanım?”

“İmtihan hayatın kendisidir.” İşkenceler görmedin ama her gün haramlar görüyorsun, o gözlerine ateşten közler dökülecek, faizle kırbaçlanıyorsun, derslerin, işin, Allah ile arana girmiş.

Açık saçıklık moda olmuş, insanlar dinlerini anlatamaz olmuş, gıybet gündem olmuş. Namaz sadece yaşlılara farz gençler için emeklilik ibadeti olmuş(İnşallah o zaman da kılınsa yine iyi).

 

Fe eyne tezhebûn! (Tekvir suresi; 26)

(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz. 1

Ben cinler ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.

(Zariyat Suresi; 56)2

Zariyat suresinin şu ayeti aydınlatsın yolumuzu. Rabbimizin bizden istediği çok açık. İbadet…

Peki ibadetten ne anlıyoruz? Nasıl ibadet edeceğiz ve ibadet edeceğin zatı ne kadar tanıyorsun?

Evet insanın vazifesi Rabbine ibadet etmek ve ona kul olmaktır. Kulluğun ve ibadetin esası da şu sayacağımız bildiriler ve emirlerdir;

1- Allah şu alemdeki sanat eserleriyle kendini tanıttırmak ve bildirmek istiyor.

2- Allah rahmetinin güzel meyveleriyle kendini sevdirmek istiyor.

3- Allah şu alemde insana maddi ve manevi nimetlerini ikram etmektedir.

4- Allah şu alemde yarattığı varlıklarla azametini ve kemalini göstermektedir.

5- Allah şu alemde nihayetsiz servet ve hazinelerini sergilemektedir.

6- Allah şu alemi bir sergi hükmünde yaratmış ve sanatını göstermiştir.

7- Allah şu aleme birliğinin nihayetsiz damgalarını vurmuştur.

8- Allahu teala bu alemde her mahlukatı bir kitap hükmünde yaratıp onda güzel isimlerini yazmıştır.

 

Ve yine sonsuz tecellisi an ve an tasarruf ediyor. Sadece gözünü açman yeterli. Bak şu kainata, kaldır başını! Sen hikmet-i ilahi tarafından vazifelendirilmişsin, hâlâ farkında değil misin?

Tüm bu zikredilen maddelere karşılık senin vazifen;

-Rabbi Rahimine itaat ve ibadet edip kendini ona sevdirmek,

-Sana nimetlerini ikramda bulunan zâta karşı; fiilinle, dilinle, elinle, hatta elinden geliyorsa bütün benliğin ile şükür ve hamdü senalar etmek,

-Tüm yaratılan mevcudat aynaları içinde azametini ve kemalini gösteren Allah’a karşı hayret ve muhabbet ile secde etmek,

-Kendi acizliğini, zayıflığını hissedip onun zenginliğine, rahmetine sığınmak ve yaratılan her şeyde onun isim ve sıfatlarını görmektir.3

Peki sizlere soruyorum: “Sizin için önemli olan nedir?”

Bu dünya sonunda öldüğümüz yer, sen yanaştıkça itildiğin yer. Bu kadar derdi sonu ölüm olan dünya için çekiyoruz. Rabbimiz bizi asla kandırmadı. Gidin dünya cennet gibi bir yer yaşayın demedi. Ama biz kandırılıyoruz.

Gelecek kaygısı ilkokul çağlarında başlıyor, ay sonunu nasıl çıkartırım ay başında düşünülüyor. Artık edep kimsenin ilgisini çekmiyor. Tekrar ediyorum, Rabbimiz alın dünya oranın keyfini çıkartın demedi bizlere. Bizim sıkıntımız var, biz bu dünyanın köküne kadar bağımlısı olmuşuz.

Hepimiz uyanalım, dünyada olduğumuzu hatırlayalım. “Evet dünya burası yanıldık, aldandık” demeliyiz artık. Aldanıyoruz, kafile kafile cehenneme gidiyoruz. Bu dünyada yapacakların senin cehenneme gitmenden önemli değil ya. 4

Hayatın gerçeğini anlamak zorundayız. Bizler kuluz ve kendisine kul olduğumuz Rabbimizi tanımalı ona ibadet etmeli ve onu sevmeliyiz. Rabbimiz bizi seviyor, bizleri en şerefli varlıklar olarak yaratmış ve bizler basit sıradan mahluklar değiliz. Öyle bir Rabbimiz var ki zerrelerden tutun alemlere kadar “İnsan” için tasarruf ediyor.

Ve Risale-i Nur’dan şu kelimelerle sonlandırıyorum: “…sen burada misafirsin ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce götüremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fâni dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış.”

Risale-i Nur – Mesnevi-i Nuriye/119

Esselamün Aleyküm 🙂

KAYNAKÇA

1-kuran.diyanet.gov.tr/mushaf#/kuran-meal-2/Tekvîr-Sûresi-81/ayet-21/Diyanet-İşleri-Başkanlığı-Meali-1

2-kuran.diyanet.gov.tr/mushaf#/kuran-meal-2/Zâriyât-Sûresi-51/ayet-52/Diyanet-İşleri-Başkanlığı-Meali-1

3-www.youtube.com/watch?v=Os_NbWuN0MY   – www.seyrangah.tv/category/kadere-iman

4-www.youtube.com/watch?v=UoH6OgH5Deg    –  Sosyal doku vakfı( Nureddin Yıldız)

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>