Sonbahar daha yeni hissediliyordu. Yapraklar ağaçları yavaş yavaş terk ediyordu, bütün bunlar yaşanırken Ebu’l Feth Mısır’a  sefere hazırlanıyordu. Fakat Anadolu’dan gelen haberle yönünü Anadolu’ya çevirdi. Haçlı ordusu Anadolu’da , Anadolu da kendini bekleyen yaklaşık 200.000(bazı kaynaklarda 600.000) asker  var, sayıların önemi olmadığı gibi Sultan Muhammed Alparslan kendisiyle beraber 30.000 Alpereniyle Malazgirt‘e yola koyuldu.

Haçlı ordusunun amacı Anadolu’dan Türkleri  atmak tabiri bir yana dursun , Orta doğu diye adlandırdığımız bölgede müslümanlara ait olan toprakları ele geçirmek , gidebildikleri  kadar ileri gitmek… Şunu söylesek yanlış olmaz sanırım İslam dini ortadan kaldırmak.

Abbasi Halifesi Kaim-Biemrillah da o sıralarda bütün İslam dünyasının yakından ilgilendiği Malazgirt Muharebesi’nin Alparslan tarafından kazanılması hususunda bir dua metni hazırlatarak cuma namazında bütün İslam ülkelerinde camilerde okutulmasını emretti.

Halife Kaim-Biemrillah’ın bu emriyle yaklaşmakta olan savaşın ne kadar önem arz ettiğini görüyoruz.

27 Zilkade 463 (26 Ağustos 1071) Cuma günü öğleye kadar orduyu denetleyen ve kumandanlarına son direktiflerini veren Alparslan, imamı ve fakihi Buharalı Ebu Nasr Muhammed‘in bütün müslümanların İslam’ın zaferi için dua ettikleri cuma günü öğle vaktinde düşmana saldırması tavsiyesine uyarak ordusuyla birlikte cuma namazını kıldıktan sonra;

“Ölürsem kefenim olsun” dediği beyaz bir elbiseyle askerin karşısına çıktı ve şöyle dedi: ”

Kumandanlarım, askerlerim! Biz ne kadar az olursak olalım, onlar ne kadar çok olursa olsunlar, Müslümanların camilerde bizim için dua etmekte oldukları bu saatlerde düşmanın üzerine atılmak istiyorum. Galip gelirsek arzu ettiğimiz sonuç gerçekleşmiş olur, yenilirsek şehid olarak cennete gideriz. Bugün burada ne emreden bir sultan ne de emir alan bir asker var; ben de içinizden biri olarak sizinle birlikte savaşaca­ğım; benimle gelmek isteyenler peşime düşsünler. istemeyenler serbestçe geri dönebilirler.

TEKBİR;

ALLAH-U EKBER

Alperenler artık şehadet şerbeti içmeye hazırdı.

Şiddetle saldırıya geçen hassa askerleri birkaç saat içerisinde, Alparslan’ın bizzat yönettiği sahte ric’at harekatı(turan taktiği) ile baş­larında Romanos Diogenes‘in bulunduğu Bizans merkez kuvvetlerini peşlerine düşürerek pusudaki birliklerin önüne çekmeyi başardılar. Pusudaki Selçuklu atlıları taarruza geçtikleri sırada Alparslan da çekilmekte olan kendi kuvvetlerini geri çevirerek hücuma kaldırdı. İmparator hatasını anladığında artık çok geç kalmıştı . Romanos Diogenes sol kanattan yardım istediyse de pusudan çıkmış bulunan Selçuklu atlıları buna engel oldular . Bu durum karşısında imparator askerlerini geriye çekip karargahın arkasında toparıanmak istediyse de geri çekilişi kaçış şeklinde değerlendirildi ve önce ihtiyat kuvvetleri, arkasından Ermeni kıtaları savaş alanını terketti. Sonuçta öğle vaktinden geceye kadar devam eden bu meydan muharebesinde Bizanslılar ağır bir yenilgiye uğradı. Ordunun büyük bir kısmı kılıçtan geçirilmiş, imparator ve çok sayıda general esir alınmış. askerlerin ancak bir bölümü kaçarak canlarını kurtarabilmişti.

Zafer islamındır!

Her dönemde şunu gördük: Kemmiyetin her zaman keyfiyete galip gelemediği, Malazgirt savaşı bunun en büyük örneğidir.

Anadoludan bir daha çıkmamak üzere gidiğimiz savaştır Malazgirt.

Anadolu’nun önemini anlayan Sultan Muhammed Alparslan ünlü komutanlarını Anadoluya göndermiştir ve feth ettiginiz sizindir diyerek, islamın Anadolu’da kökleşmesini sağlamıştır.

Anadolu İslamın ordugahı, kalesi, vs., nasıl  isimlendirirseniz isimlendirin.

Tarihin hangi penceresinden bakarsanız bakın , Anadolu da ne zaman bir karışıklık veya bir işgal varsa her yerde Müslümanlara zulüm vardır.  Buna kanıtın ne diyecekseniz 15 Temmuz gecesi ahmak, zihinsiz, kişiliksiz, hain bir takım görünmeyen ellerin maşası olan şahsiyetsiz insanlar Anadoluyu işgale kalktılar fakat şunu unuttular ;

Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. (Enfal:30)

Kurdukları tuzaklara düşen hainler , onlar o gece işgale kalkışmaları sırasında Halep’e bombalar yağmaya başladı.

Yani şunu söylemek istiyorum İslamın kalesi güçlü olursa, kaleden sefere çıkacak Alperende güçlü olur.

Kusurumuz olduysa affola , inanıyoruz güzel günler olacak, inanıyorsak başaran, kazanan hep biz oluruz .

Biz İhsan edelim , hep Şen biz olacagız. Ocaklarımızda aşlarımızı paylaşalım güzel günler gelecek inşallahı.

Bir daha ki yazım da görüşmek üzere..

 

Kaynaklar;
Diyanet İslam Ansiklopedisi s (481-482)

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>